İnsanın Kopyalanması
İnsanın kopyalanması
Dünyanın önde gelen iki genetik uzmanı Albert Jacquard ile Arnold Munnich geçtiğimiz günlerde İstanbul'daydı. Fransız Enstitüsü'nün düzenlediği Frankofoni 2000 çerçevesinde genetik ve etik tartışıldı. Paris'te genetik çocuk hastalıkları konusunda uzmanlaşmış olan, genetik konusunda birçok ödülün sahibi Arnold Munnich'e hepimizin merak ettiği bazı soruları yönelttik...
GENLERLE ilgili haberler artık yaşamımızın ayrılmaz bir parçası. Gün geçmiyor ki yeni genler keşfedilmesin. Şişmanlık geni, eşcinsellik geni, tembellik geni, şiddet geni derken hastalıklardan davranışlarımıza her şeyi genlerle açıklamaya çalışıyoruz.
Tabii bu arada koyun Dolly'nın kopyalanmasından aklımıza takılan en büyük soru ''sıra ne zaman insana gelecek?''
İnsanın kopyalanabileceğini düşünmek esasında ürkütüyor bizi.
İNSANIN KOPYALANMASI YARARSIZ
Embriyo üzerindeki genetik araştırmalar bildiğim kadarıyla ABD başta olmak üzere bazı ülkelerde yasak. İnsan kopyalama fikri ürkütücü geliyor çünkü. Sizce ileride insan kopyalanacak mı?
- Hayır bu mümkün değil. Belki teorik olarak kopyalanabilir. Ancak etik olarak düşünülemez. Bir de şu var, mesela kopyalanacak insanın ömrü vericinin ömründen daha uzun olmayacak? O zaman kopyalamanın anlamı ne? Biliyorsunuz kromozomlar yaşla değişiyor ve hücreler kromozomlar nedeniyle yaşlanıyor. Yani benden alacağınız hücreler kromozomlar nedeniyle yaşlı olacak. Örneğin benim kopyamı alırsanız, kopyam ya da ikizim olacak. Tamam.. Ancak ömrü benimkisi kadar olacak, çünkü zaten yaşamına benimkiler kadar yaşlı kromozomlarla başlıyor. Ne kadar anlamsız olduğunu görüyorsunuz. İnsanın kopyalanması asla gerçekleşmeyecek kanımca.
ORGANLARIN KOPYALANMASI MÜMKÜN
Peki organların kopyalanmasına ne diyorsunuz?
- Bu mümkün. Mesela bir kişinin deri hücrelerini alarak yanıklara karşı kullanılabilir. Buna biz ''tedavi amaçlı klonaj'' diyoruz. Bu ilginç ve bana göre iyi bir şey. Batı Avrupa'da zaman zaman organ açığı oluyor. Kalp, karaciğer, böbrek vs gibi. Biliyorsunuz Türkiye'nin de adının zaman zaman karıştığı organ trafiği yaşanıyor. Organ açığı olduğu zaman bir insanın organından alınacak hücrelerle hastanın tedavisi artık imkansız değil. Önemli olan hangi organdan hücre alınacağı. Bir insan embriyosunun yaşamına son vererek hücre elde ederseniz etik açıdan bu son derece tehlikeli. Mesela birkaç yıl önce İtalya'da bir vakaya tanık olduk. Kadının biri beynindeki bazı sinir hücrelerinin eksilmesiyle parkinsona yakalanan babasını tedavi etmek için hamile kaldı. Fetüsün hücrelerinden yararlanmak istiyordu. Bu bir çılgınlık. Canlı bir şeyi hücrelerinden yararlanmak için öldürmek delilik. Vericiye zarar gelmemesi gerek. Kanımı verebilirim, derimi de...
BİR TEK GEN HİÇBİR ŞEY İFADE_ETMEZ
Klonlanmış Dolly'nin koparttığı gürültüde insanlar bazı şeylere akıllarını takmıştı. Örneğin bir ölüden alınacak DNA ile aynı insanın kopyalanabileceği söylentisi dolaşıyordu:
- Hayır, imkansız. Bunun için canlı hücrelerin muhafaza edilmiş olması gerekir. Kopyalama için canlı hücre şart.
* Peki şu şişmanlık geni, eşcinsellik geni, tembellik geni ne işe yarar? Diyelim bir bebekte eşcinsellik geni tespit edildi o zaman çocuğun alınması mi gerekir?
- Evet, bu tür haberler, ne yazık ki, basında saptırılıyor. Şunu iyice anlamamız gerekir ki, bir gen, tek başına birşey ifade etmez... Çağlardan beri genler hep aynı. Mumyalara bakın, bağışıklık sistemleri bugünkünün aynısı. Aynı şekilde buzullar altından çıkartılan binlerce yıllık insanda da aynı genler mevcut. Bireyi karakterize eden benzersiz durum genlerin kendi aralarındaki uyumu ve etkileşimi. Yani genetik fon, zemin önemli.
ŞİDDET GENİ İNSANI KATİL YAPMAZ
Şu ya da bu genle önceden programlanmış olduğumuz söyleniyor
- Bu tamamiyle yanlış. Bir gen tek başına bir davranışı açıklayamaz. Bir insanda şiddet genine rastlandığı zaman katil olmak için programlandığını söylemek safsatadan ibaret. Dediğim gibi o genin diğer genlerle uyumu, etkileşimi önemli olan. İnsanlar birbirlerinden nasıl etkileniyorsa, genler de etkileniyor. Hani bir laf vardır, ne olduğumuz değil, kimin yanında olduğumuz önemlidir diye...O yüzden bizi şu ya da bu gen yönetiyor yargısından kurtulmamız gerek.
Gen bilimin şimdiye kadar bize sağladığı en olumlu şey nedir sizce?
- Hastalıkları gelişimini anlamak ve buna göre önlem almak. Örneğin bir ailede genetik bir hastalığı olan çocuğu varsa, nedeni biliniyorsa ikinci çocukta aynı sorunu yaşamayacaksınız. Fetüste genetik bir hastalık durumunda hamilelik de yarıda kesilebilir.
Peki genlerle oynayarak bazı hastalıkları iyileştirmek mümkün mü?
- Hayır. Bu alanda şimdiye kadar somut bir gelişme yok.
Yaşlılık engellenebilir mi?
- Şimdilik bu da imkansız. Gelecekte olabilir mi bilmiyorum.
Türkiye'de genetik hastalık oranının çok yüksek olduğu söyleniyor
- Evet bu doğru. Nedeni de akraba evliliğinin fazla olması. Genetik hastalıkların oranına baktığımızda bu Avrupa'da yüzde 3. Oysa Türkiye'de 10 misli. Örneğin Avrupa'da 10 bin kişide bir rastlanıyorsa bu Türkiye'de 1000 kişiye iniyor. Ürdün'de evliliklerin yüzde 75'i akraba evliliği ve genetik hastalık oranı daha da büyük.
ALMAN GENİYLE TÜRK GENİ AYNI
Türkiye duydunuz mu bilmiyorum bir Babuna olayı yaşandı. Lösemili bir genç için kanlar toplandı ve gerekli incelemeler yapılmak üzere Almanya'ya gönderildi. Türkler'in genetik verileri Almanlar tarafından kayda geçirilecek diye Türkiye'de büyük bir polemik yaşanmıştı?. Bu ne derece doğru?
- Bunlar tamamiyle çılgın fikirler. Çünkü genetik olarak bir Türk, bir Alman'dan farklı değil. Almanlar'ın genleri, Türkler'in genlerinin aynısı. Genetik bilimde böyle fantastik hikayeler duyuyoruz. Hayallere kapılıyoruz ya da terörize oluyoruz. Genetik dalında müthiş bir bilgi yetersizliği söz konusu bana kalırsa...
Son bir soru. Genetik harita ile 13 yıllık bir emeğin ürünü olan 250 milyon dolarlık proje ''genom'' arasındaki fark ne?
- Genom insandaki genlerin tümüdür. Anne ve babanızdan aldığınız genlerin tümü. Genetik harita ise her genin kromozomlar üzerindeki yerini gösterir. Mesela gözlerin rengini veren şu kromozom üzerindedir dersek genetik haritadan söz etmiş oluruz.
Alıntı
26-04-2000 Hürriyet
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir « Önceki - Sonraki »